Kaynak Kitaplar

Ana Sayfa Kaynak Kitaplar

Koaktif Koçluk

0

İşte ve Hayatta Ortak Başarı için Yeni Yöntemler

Yazarlar: Laura Whitworth, Karen Kimsey-House, Henry Kimsey-House, Philip Sandahl

Kitabın konusu: Kitapta, Coaches Training Institute’un (CTI) Koaktif koçluk modelinin üç ilkesi ve koçluğun temel özellikleri anlatılıyor. Örnekler, teknikler, tecrübeler ve eklerle destekleniyor.

Koaktif koçluğun dört temel taşı:

  1. Danışan doğuştan yaratıcı, becerikli ve bir bütündür.
  2. Gündem danışan tarafından belirlenir.
  3. Koç, ¨o an içinde dans eder¨.
  4. Koaktif koçluk, danışanın tüm yaşamını ele alır.

Koaktif koçlukta;

  • Hem koç hem de danışan aktif ve işbirliği içindedir.
  • Koçun görevi, danışanının hayallerine, isteklerine ve özlemlerine tercüman olmak, görevlerini, amaçlarını ve hedeflerini netleştirmek ve bu sonuca ulaşmalarına yardımcı olmaktır.
  • Bağlı kalınacak temel kurallar; saygı, açıklık, merhamet, empati ve doğruyu söyleme üzerine kesin bir bağlılıktır.

Modelin Kalbi: Danışanın Gündemi

Danışanın her gündemi üç ana ilke ile sarılmıştır: Doyum, denge ve süreç.

Aldığımız her karar, bizi doyuma, dengeye ve hedefimize ulaşmak için içinde olmamız gereken sürece yaklaştırır yada uzaklaştırır.

Ateş için oksijen, yakıt ve ısı gerektiği gibi bu üç ilke, parıldayan bir yaşam oluşturmak için birleşir.

  1. Danışanın Doyumu

Doyum; amacı olan, kişinin değerlerini yaşadığı, tam potansiyeline ulaştığı bir hayatı yaşaması ile ilgilidir. Kim olduğunu bilme ve kendisi için doğru olanı yapma durumudur. Doyum koçluğunda önerilen pratikler; Değerleri belirlemek, gelecekteki hale başvurmak, yaşam amacı ifadesini oluşturmak ve sabotajcının farkında olmaktır.

  1. Danışanın Dengesi

Danışanın dengesi, dinamik hayatın içinde tercihlerle sürekli değişir. Dengeyi bozan, engellenmişlik, sıkışmışlık yada kötüye gidiş duygusunun temel sebebi genelde danışanın bakış açısıdır. Denge koçluğu akışı tekrar başlatır, önemli tercihlerin yapılmasına yardım eder.

Formülün beş adımı: Bakış Açıları, Tercih, Planlama, Taahhüt ve Eylemdir.

  1. Danışanın Süreci

Süreç hayat nehrinde nerede olursanız olun, bunun farkında olmakla ilgilidir. Süreç koçluğu, danışanın anda nerede olduğuna odaklanır. Koçun görevi, zorlu ya da sakin olsun, tüm süreçlerde gözlemlemek, desteklemek, eşlik etmek ve cesaretlendirmektir. Süreç koçluğunun beş adımında: 1-Koç karmaşayı duyar ve dile getirir, 2- Koç keşfeder, 3- Danışan deneyimler, 4- Değişiklik meydana gelir ve danışan buna entegre olur, 5- İlerleme gerçekleşir. Süreç koçluğu uzak durdukları ya da inkar ettikleri durumlarla birlikte olma kapasitelerini geliştirmelerinde danışanlara yardımcı olur.

Temel Özellikleri

Koçluk modeli 5 köşeli bir yıldızdır. Her köşesi, koçun koçluk sürecine getirdiği bir temel özelliktir.

 

  1. Dinleme: Koç danışanının süreçte nerede olduğunu, nerede dengesini yitirdiğini, doyuma giden yolculuğundaki durumunu duymak için, aynı anda birçok düzeyde dinler.

 

İkinci seviye-Odaklanarak Dinleme ve Üçüncü Seviye-Global Dinleme koçluğun sürece getirdiği iki eşsiz özelliktir. Koçlukta herşey dinlemeye dayanır.  Koçun dinleme ile gelen becerilerinden bazıları; ‘Olan Bitene Tercüman Olma’, ‘Netleştirme’, ‘Dıştan Görünüm Egzersizi’, ‘Benzetme’ ve ‘Takdir Etme’dir.

  1. Sezgi: Sezgi, bir dürtü, bir hisle başlar. Basit bir gözlem, söylenmeyen bir şey olduğunun farkındalığı… Koçlukta çok önemli bir değerdir ve geliştirilebilir bir yetenektir. Danışanı harekete geçiriyor ve öğrenmesini derinleştiriyorsa değerlidir. Doğru olması önemli değildir. Sezgiden tetiklenen iki koçluk becerisi, ‘Araya Girmek’ ve ‘Pat Diye Söylemek’tir.
  2. Merak: Koçlukta meraklı olmak, belirli bir yol yada hedefe bağlı kalmamak; Danışan için anlam arama, değerleri ortaya çıkartma ve öğrenmeyi keşfetme konusunda kararlı olmaktır. Beklenen cevap gelse bile, sorma sebebi koçun cevabı duyması değil, danışanın cevabı duyabilmesi ve bundan bir şeyler öğrenebilmesidir. Meraktaki en önemli beceri Güçlü Sorular sormaktır.
  3. İleriye ve Derine: Danışan ve koçun beraberliğinin çıktıları, harekete geçme ve öğrenmedir. Bu ikilinin birleşimi değişimi yaratır. Sürekli ve etkili değişime götüren de, zaman içindeki bu harekete geçme ve öğrenme döngüsüdür. Koçluk becerileri; ‘Hedef Koyma’, ‘Beyin Fırtınası’, ‘Talep Etme’ ve ‘Meydan Okuma’dır.
  4. Kendini Yönetme: Kendini yönetme, kendinin farkında olma ve toparlanma becerilerinin bileşimidir. Koçun danışanla ilişkisinde nereye gittiğini fark etme ve geri dönüp tekrar bağlanabilme becerisidir. Koçluk Becerileri; ‘İzin İsteme’, ‘Toparlanma’, ‘Destekleme’, ‘Temizlenme’, ‘Yeniden Şekillendirme’ ve ‘Ayrım Yapma’dır.

Kitapta en çok beğendiğim kısım: Kişinin bütününü ele alan Doyum, Denge ve Süreç ilkeleri, çok anlamlı ve kapsayıcı bir model oluşturuyor. Kitapta, bu üçlü ve entegrasyonu uygulamaları ile detaylı bir şekilde açıklanmış.

Geliştirme önerisi: Kitap yazıldığı yıllarda gündemde olmayan öğrenci ve eğitim koçluğu ile ilgili bilgiler içermemekte. Modelin öğrenci koçluğunda kullanılması için öneri ve tecrübeler çok faydalı olurdu.

Tavsiye: Koaktif koçluk kitabını koçlukla ilgili meraklı olan, bilgi ve beceri edinmek isteyen herkese tavsiye ederim. Koçluğun ilkelerini, en önemli özelliklerini ve becerilerini anlaşılır ve uygulanabilir bir şekilde aktaran gerçek bir başucu kitabı.

Kitaptan aklımda kalan en önemli cümle:

Sonuçta kendi hayatları ve iş durumları konusunda uzman olanlar danışanlardır; koç ise bir sonraki adımı bulmaları ve yaptıkları eylemler sonucunda ortaya çıkan dersleri toplamak konusunda onlara yardımcı olmada uzmandır.

Hazırlayan: Deniz Güler Şahin

Her Çocuk Başarabilir – Mel Levine

0

Okul çağında çocukların zihinsel gelişim ve öğrenme farklılıklarını dikkat kontrol etme, ezberleme, yazma, konuşma, zihin sistemi, düşünme becerileri, sosyal düşünme sistemleri, çocukların farklı olma hakları gibi konuları 13 başlıkla anlatıyor. Her bölüm kendi içinde alt başlıklarla ve örnek vakalarla anlatılmış. Aynı zamanda Mel LEVİNE Her çocuk başarabilir kitabında çözüm için pratik önerilerde bulunuyor.

Levin’e göre çocukların kendi başarısızlıklarının sebeplerini öğrendiklerinde kendilerini bağışlamalarına neden oluyor. 30 yıllık klinik gözlemlerinde Mel Levine, bir yaklaşım ve model geliştirmiş. Çalışmalarının sonucunda kitabının isminin “ Öğrenme zorluğu çeken çocuklardan öğrenme hakkında öğrendiklerimiz.” Olabilirdi diye tanımlamış, her bireyin donanımının aynı olmadığı konusunda vurgu yapmış. Yani bir çocuğun zayıf yönü zihinsel farkından ve eksikliğinden kaynaklanıyorsa Levine tanımıyla bunun ne olduğunu bulup ona söylemek kendisini ‘ berbat ’ya da ‘kafasız’ gibi hissetmelerini engelliyor.

Mel levin’e göre bir öğrencinin nöro-gelişimsel profili, hayatın zorlukları karşısında yeterince zenginleşecek kadar sağlıklı olmalıdır. Bizim nöro -gelişimsel çeşitliliğin farkında oluşumuz ise bizi birisinin donanımlarını değiştirmeye veya o donanıma ne kadar hakkımız olduğu sorununa götürür.

Öğretmenler ve ebeveynler için yazılmış bu kitap içinde çocukların ne kadar farklı olduklarını ve aslında zihin sistemlerindeki bazı aksaklıklardan dolayı öğrenmeyi başaramamalarını, buna dikkat edilirse tüm çocukların başarılı olabileceği bazı alanlar olduğunu anlatıyor. Zihin profillerinin esnek olduğunu söyleyen Mel Levine çocukların güçlü ve zayıf yönlerini tespit ederek yeniden şekillendirme olanağımız olduğunu anlatıyor kitap boyunca örneklerle. Umut verici!

Kitabı ebeveynlere ve öğretmenlere gerçekten tavsiye ederim. Çünkü öğrenmenin aslında her çocuğun başarısı olabileceğinin fakat zihinsel aksaklıkların farkında olmadığımızda çocukları davranış sorunları var ya da okumayı sevmiyor anlamıyor diyerek aptallarmış gibi hissettirmenin önünde kocaman bir soru işareti koyuyor. Eğer burada gördüğümüz örnek vakalara bakarsak hepimiz aslında böyle çocuklar olduğumuzun ya da onlarla karşılaştığımızın bilincinde olacağız. Ve yargılamadan önce tüm bu çocuklara karşı nazik ve anlayışlı olacağız. Örneğin ailesinde iletişim problemi olan çocukların öğrenmesinin yavaşladığı gerçeği çarpıcı. Duygusal olarak tam olmayan bir çocuğun öğrenmesi aksıyor.

Sosyal olarak becerileri yüksek bir çocuk bazen iyi bir belleğe sahip olamıyor. Çocukları güçlü yönleriyle var etmenin ve aksaklığı tespit ederek onlardan vazgeçmemiz gerektiğini anlatan güçlü bir başucu kitabı.

Bu kitapta can alıcı tek bir cümle bulmak zor; bir paragraf paylaşmak istiyorum.
Bir zihin yapısının zaman içinde kendini kanıtlayabildiği gibi, okulda mükemmel başarıyı yakalayan bir profilin kariyer edinmeye o kadar da uygun olamayacağından bahsederken

Mel LEVİNE şöyle diyor:

“Bir çocuk eve düş kırıklığı yaratan notlarla döndüğünde, karnenin çocuğun kariyerinde ne kadar başarılı olacağını önceden kestirmede oldukça kötü olduklarını gösteren bulgularla teselli olabilir. Hatta bazen muayenehanemde okulda başarısız olan bir çocuk gördüğümde şunları söyleyerek onu canlandıramaya bayılırım: “Pazartesi günü okula gittiğinde sınıfına şöyle bir bak ve gerçekten kıskandığın bir çocuğu seç, muhteşem notlar alan, yakışıklı ve sporcu olan birini, hani şu her şeyi doğru yapanlardan. Ve de popüler biri olsun. O çocuğa yakından bak ve bunun onun en iyi dönemi olduğu fikrini ciddi şekilde düşün! Gün gelip o çocuğun senin için çalışması olasılığı yüksek.”

Sanırım bu, farklı profillerin hayatın farklı dönemlerinde ve zaman uygun olduğunda istenen dereceye ulaşacağını söylemenin başka bir yolu.

Hiçbir zihnin farklı olduğu için yalvarmaması gerekir.

Her Çocuk başarabilir kitabını buradan alabilirsiniz

Hazırlayan : Ayşe Mıhçı

Performans İçin Koçluk

0

Kitabın yazarı olan John Whıtmore 1980 lerde koçluğu organizasyonlara götüren ilk kişidir. Koçluk modeli G-R-O-W’ un yaratıcılarındandır. Performans için koçluk kitabı koçluğun kutsal kitabı olarak görülür ve birçok kişiye en iyi performansı ortaya çıkartmaları için ilham kaynağı olmuştur.

Kitap 5 bölümden oluşmaktadır. Kitabın sonunda terimler sözlüğü, alet çantası, aktif dinleme, güçlü sorular kısmı yer almaktadır.

  1. Bölümde : Koç koçluktan daha büyüktür
  2. Bölümde: koçluğun prensipleri
  3. Bölümde: koçluk uygulaması
  4. Bölümde: koçluğun özel uygulamaları
  5. Bölümde: koçluğun potansiyelini gerçekleştirmek

‘ Bizlerin daha çok meşe palamutlarına benzediğimizi, her birimizin içinde muhteşem bir meşe ağacı olma potansiyeli olduğunu ileri sürüyordu. Beslenmeye, cesaretlendirilmeye ve uzamak için ışığa ihtiyacımız var ama meşe ağacı olmak zaten bizim içimizde.

Vahşi doğada meşe palamutlarından büyüyen meşe fidanlarının, su bulmak için tüy kalınlığında tek bir kazık kökü hızla büyüttüğünün farkında olmayabilirsiniz. Fidan henüz 30 cm uzunluğundayken bu kök aşağı doğru bir metre kadar uzayabilir. Bir fidanlıkta ticari olarak büyütüldüğünde, kazık kök saksısının dibinde bükülür ve fidan başka yere dikilirken kırılır; bu onun gelişimini ciddi şekilde sekteye uğratırken onun yerine gelen büyür. Kazık kökü korumak için yeterli zaman ayrılmaz ve çoğu yetiştirici varlığından ya da amacından bile haberdar değildir. Bilge bahçıvan, bir fidanı başka bir yere dikerken, kırılgan kazık kökü açacak ve ucuna ağırlık verecek ve bir metal çubukla toprağın derinine kazılan dik bir deliğe dikkatlice yerleştirecektir. Ağacın yaşamının erken evresinde bu sürece harcanan zaman, onun hayatta kalmasını sağlar ve daha hızlı büyüyüp ticari olarak yetiştirilen kardeşlerinden daha güçlü olmasına imkan tanır. İş dünyasının bilge liderleri koçluğu iyi bir bahçıvan kadar başarılı olmak için kullanırlar.’

Çok beğendiğim bu alıntıyı sizinle paylaşmak istedim.

Kitapta,

Koçluk nedir? Nasıl icra edilir? Nelerle karıştırılmamalıdır? Neden koçluk gereklidir?

Liderlerin yöneticilerin koçluk öğrenmesi neden önemlidir?

Bu soruların ve daha bir sürü sorunun yer aldığı bu kitap koçluğun tanımını, diğer meslek grupları ile farkını, koçluğun uygulanış yöntemlerini, koçluğun etik kurallarını, prensiplerini, G-R-O-W yöntemini, SMART, PURE, CLEAR yöntemini profesyonel bir şekilde anlatmıştır.

G-R-O-W yöntemi

G(GOAL): Hedef Koyma

R(REALİTY): Gerçek

O(OPTİONS): Seçenekleriniz neler?

W(WİLL): Ne yapacaksınız?

G-R-O-W yöntemi hedef koyma ve hedefimizi gerçekleştirmek için uygulayacağımız etkili bir yöntemlerdir. İyi bir hedefin niteliklerini belirlerken SMART, PURE, CLEAR ’a uygun olması gerekir.

SMART (akıllı)

Specific(belirli)/Measurable (ölçülülebilir)/Agreed ( mutabık kalınmış)/Realistic (gerçekçi) /Timeframed (zaman çerçeveli)

PURE (arı)

Positively stated (olumlu ifade edilmiş)/Understood (anlaşılmış)/Relevant (konuyla ilgili)/Ethical (etik)

CLEAR (açık)

Challenging (zorlu)/Legal (yasal)/Environmentally sound (çerçeveye uyumlu)/Appropriate (uygun)

Recorded (kaydedilmiş)

Koçluk dünya tarafından başarısı ve etkisi görülmüş bir yöntemdir. Koçluk; yolculukla ve bu yolculukta kendimizi keşfederek ilerlemekle ilgilidir. Koçluk insanlara hayatlarıyla ilgili değişiklik yapmak istedikleri konular üzerinde düşünmeyi, güçlü sorularla farkındalığı arttırmayı ve potansiyeli ortaya çıkartmayı sağlar. Koçluk yaratılan güçlü ilişki ve kullanılan iletişim araçları ve tarzı nedeniyle büyük sonuçlar üretir. Koçluk alan kişi gerçeklere ulaşır. Yeni becereler ve davranışlar geliştirir ancak bu söylendiği ya da öğretildiği için değil kişinin kendi içinde keşfederek hayata geçirmesiyle ilgili bir süreçtir.

Koçluk kişinin potansiyelini ortaya çıkartarak kişinin ulaşabileceği en üst performansa ulaşmasını sağlar. Koçluk özünde, iş birliği ve potansiyele inanmakla ilgilidir. Koçluk yüksek performans için koşullar yaratır. Koçluk kişide sürdürülebilirlik, iç değerler, güven, nitelik, yeterlilik, öğrenme, yeniden yaratma oluşturur. Koçluk suçlama kültürünü bir kenara bırakarak iç denetimimiz sağlayarak, sorumluluk alıp çözüm yolu bulmayı sağlar. Hayatımızda olması gereken ve önemi her geçen gün artan koçluk liderlerin ve yöneticilerinde tercih ettiği bir yöntem olmaktır. Süreç ilerledikçe de koçluk daha çok önem kazanmaktadır.

Kitapta en çok beğendiğim kısım koçluk ile ilgili detaylı açıklamaların yapılması, G-R-O-W yöntemini detaylı bir şekilde anlatması, örneklere yer vermesi ve kitabın sonunda yer alan güçlü sorular oldu. Ayrıca Gallwey ’in kelimeleri ile ‘’Bir insanın kendi aklının içindeki rakibi, filenin diğer tarafındakinden daha zorludur.’’ cümlesi oldu. Bazen iç engellerimiz, dış engellerden daha göz korkutucu ve engelleyicidir. İç engellerimizin farkına varıp, alt kimliklerimizi organize ederek, kendimize hakim olursak daha başarılı oluruz. Alt kimliklerimizi yani iç sesimizi orkestraya benzetebilir organize edilmediğinde her bir enstrümandan farklı bir ses çıkar ve kulağa hoş gelmez. Okestra şefi ise gelip maestro dediğinde muhteşem uyum ve düzen içinde müzik ortaya çıkar. Biz de kendimizin orkestra şefi olarak iç sesimizi en iyi şekilde organize edebiliriz. Olumsuzlukları muhteşem bir müzik dinletisine çevirebiliriz. Şef biziz ne istersek onu duyarız, neye odaklanırsak o oluruz.

Kitapta en az beğendiğim kısım ise verilen örnek görüşmelerin tek bir kişi ve konu üzerinden verilmesiydi. Örnek koçluk görüşmelerinin daha genel ve gündelik hayatta karşılaşılacak bir konu olması uygulamada daha fazla avantaj sağlayabilirdi. Daha fazla örnek koçluk görüşmesi olmasını isterdim.

Bu kitabı koçluğu anlamak isteyen ve hayatına katmayı düşünen herkesin okumasını tavsiye ederim. Koçluk için ara ara tekrar okunması gereken başucu kitabıdır. Koçluğa dair her şeyin yer aldığı, koçluk eğitimi alan herkesin faydalanması gereken, koçluk yolunu en iyi şekilde tanıtan, yolda karşılacağımız engelleri, zorlulukları görmemizi sağlayan ve bu yolu nasıl yürüyeceğimizi ayrıntılı, somut bir şekilde örneklerle sunan faydalı bir kitap.

Kitaptan aklımda kalan en önemli cümleler;

Bir şeyi yapabilmek için onu nasıl yapmanız gerektiğini bilmek zorunda değilsiniz. Yürümeyi, koşmayı, bisiklet sürmeyi ve bir topu yakalamayı talimatlar olmadan öğrendiniz.

Mesele lider olmak değil. Mesele, kendiniz olmanız ve vizyonunuzun açığa çıkması için kendinizi eksiksiz yani bütün kabiliyetlerinizi, yeteneklerinizi ve enerjinizi kullanmanızdır. Hiçbir şey esirgememelisiniz.

Warren bennis

Sizi sınırlayan tek şey vizyonunuzun büyüklüğü ve sizin kendinizi sınırlayan inançlarınız olabilir mi?

Hazırlayan: Cansu Ünlü

Gerçekten Beni Duyuyor musun?

0

Gerçekten Beni Duyuyor musun?  kitabı İstanbul Üniversitesi psikoloji lisans, Boğaziçi Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık Yüksek Lisans mezunu olan Leyla Navaro’nun 1987 de yazdığı  harika bir iletişim kitabı.

Peki niçin harika bir kitap?

Öncelikle 34 yıl önce yazılmış olmasına dikkat çekmek istiyorum. Evet, şu anda da raflarda pek çok iletişim kitabı mevcut ve hatta ayrı ayrı alanlarla ilgili daha detaylı kitaplar var belki. Ama bu kitabı okurken iletişimin alfabesini öğreniyormuş hissine kapıldım. Öyle ki alfabeyi öğrendikten sonra istediğim tür kitabı okuyabilirdim artık.

Yani istersem ödül- ceza hakkında bir kitap, istersem 3-6 yaş çocuk gelişimi hakkında bir kitap veya anne babalık sanatı hakkında bir kitap. Bu artık benim hangi alanda daha çok bilgiye ihtiyacım olduğuyla veya kendimi hangi alanda geliştirmek istediğimle ilgiliydi. Alfabeyi çözmüştüm bir kere.. 198 sayfalık bu kitap hakkında sayfalarca yazıp, saatlerce konuşabilirim ama daha fazla detaya girmeden kısaca kitabın içeriğinden bahsedip, okuma keyfini  çay-kahve eşliğinde size bırakmak isterim.( kitabı okurken çay-kahve bağlantısını göreceksiniz J)

Kitap Kaç Bölüm ?

Kitap 9 bölümden oluşuyor, içinde anne babalar için örnekler, alıştırmalar ve diyalogları doğrusu ve yanlışıyla canlandıran görseller bulunuyor. Hepsi de hayatın içinden çok canlı örnekler. Odasını toplamayan çocuktan tutun da çocuğunu dinlediğini sanıp aslında dinlemeyen ebeveynlere kadar. Bazen kendimizi bir kitapta veya resimde görmek bize; neyi, ne kadar doğru veya yanlış yaptığımızı o kadar güzel yansıtır ve bizde farkındalık yaratır ki…  İşte Leyla Navaro da adeta bir ayna tutmuş anne babalara bu örneklerle.

Kitap genel olarak 3- 6 yaş aralığını ele alıyor . Ama sakın ‘benim çocuğum 6 yaşından büyük, ben bu kitabı okumakta geç kalmışım’ gibi bir yanılgıya kapılmayın. Bu kitapta yazılanları her yaşa ve her yaşta uygulayabilirsiniz. İşte bu da ilk başka ‘harika bir kitap’ dememin sebeplerinden biri.

Yazar kitabında en genel tabirle iletişimin doğrularını, yanlışlarını ve bunların sonuçlarını anlatıyor ve bunu arka kapakta çok güzel özetliyor. Etkili iletişim yöntemlerini anne- babalara ulaştırarak, aile çocuk arasındaki sorunların önemli bir kısmını oluşturan iletişim bozukluklarını ortadan kaldırmaya çalıyor. Dinlemek ve duymak arasındaki farkı, çocukları dinlerken vermemiz gereken tepkileri, iyi dinleyici olma kurallarını, katılımlı dinlemeyi ve empatinin önemini detaylı bir şekilde açıklıyor.

Ayrıca, günümüzün değişen değerleri sonucunda ebeveynlerin kendi ailelerinden gördüğü eğitimle, güncel çocuk eğitimleri arasında oluşan kafa karışıklıklarına da rehberlik ediyor. Örneğin; ‘çocuğumu nasıl, kime, neye göre yetiştirmeliyim?’, ’ iyi anne babalık aşırı koruyuculuk mudur veya nasıl olmalıdır ?’, ‘çocuğumun güvenini nasıl arttırabilirim?’ gibi sorulara cevaplar bulabiliyorsunuz.

Mükemmel ve Mutlu Anne

Buna ek olarak, mükemmel ve mutlu anne kavramlarını olumlu ve olumsuz yönleriyle ele alıyor.   Mükemmel anneliği tehlikeli ve beklentilerin yüksek tutulmasına sebep olan bir kavram olarak yorumlayıp olumsuz etkilerinden bahsederken , mutlu anne-baba olmanın pozitif etkisini gösteriyor okuyucuya.

Bunun yanısıra önemli olanın anne babanın kendi değer ve duyguları konusunda biliçlenip, bunları yapıcı olarak ifade edebilmesi,uygulayabilmesi ve oluşan sorunlara, yapıcı ve pratik çözümler getirebilmesi olduğunu  belirtirken, ‘Ben dili yerine Sen diliyle konuşmanın’ önemininin altını çiziyor.

Pek çoğumuz çocuklarımızdaki olumsuz davranışları yaramazlık, söz dinlememe olarak nitelendiririz. Halbuki bu, buz dağının görünen kısmıdır. Leyla Navaro kitabında bizlere bu buz dağının altınını göstererek, çocuklarımızı daha iyi anlayıp, tanımamızın yollarını görmemizi sağlıyor.

Tüm bunların yanında her ailenin kendi değerleri çerçevesinde bir takım eğitimleri çocuklarına vermek isteyeceklerini, burada önemli olanın ne öğretildiğinden ziyade nasıl öğretilmesi olduğunu belirtiyor. Bu aşamada kadameli yaklaşımlar ,ödül, ceza ve disiplin konularındaki doğruları ve yanlışları yine örnekler ve uygulamalarla anlatıyor.

Kısaca, iletişim konusunda, çocuklarımız vasıtasıyla bilinmeyenleri öğreniyor, yanlış bildiklerimizi düzeltiyor, doğru olanları da yapmaya devam ediyoruz. Böylece kitapta da belirtildiği gibi çocuğumuzu eğitip ve yetiştirirken, aslında kendimizi eğitip ve yetiştirmiş oluyoruz.

Kitabı buradan alabilirsiniz.

Hazırlayan: Ceren Alptekin

En Çok Okunan Makaleler

Koçluk İle İlgili Makaleler

ICF Sertifikalı Bir Koç Olmak

0
ICF sertifikalı bir koç olmak… Uluslararası Koçluk Federasyonu Akredite bir Eğitim Almak Uluslararası Koçluk Federasyonu (ICF), koçluk mesleğinin liderliğini üstlenmiş küresel bir organizasyondur. ICF, koçluk...